7593 Sayılı Kanun ile Çocuk Ceza Hukukunda Yapılan Değişiklikler

10.08.2026

8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen 7593 sayılı Kanunla çocuk ceza hukuku ve çocuk adalet sisteminde kapsamlı değişiklikler yapıldı. Kanunda belirtilen şartların bulunması halinde, 15-18 yaş grubundaki kişiler hakkında kasten öldürme suçunda müebbet, nitelikli kasten öldürme suçunda ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilebilmesinin önü açıldı. Bunun yanında 15-18 ve 12-15 yaş gruplarına ilişkin ceza sınırları artırıldı; sosyal inceleme, infaz, yönlendirme tedbirleri, silah ve kesici aletlere ilişkin hükümler de yeniden düzenlendi.


1. 15-18 Yaş Grubunda Yaş Küçüklüğü Hükümlerinin Uygulanmaması: Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis

7593 sayılı Kanunun çocuk ceza hukuku bakımından temel değişikliklerinden biri, Türk Ceza Kanununun 31. maddesine eklenen yeni dördüncü fıkradır.

Yeni hükme göre;

• kasta dayalı kusurun ağırlığı,

• güdülen amaç ve saik,

• suçun işleniş şekli,

• daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma

hususlarından biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak, kasten öldürme suçlarını (TCK m.81 ve 82) veya TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki kişiler hakkında TCK m.31/3 hükümleri uygulanmayabilecektir.

TCK m.31/3, 15-18 yaş grubundaki kişiler bakımından ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarının süreli hapis cezasına dönüştürülmesini ve diğer cezalarda üçte bir oranında indirim yapılmasını düzenlemektedir. TCK m.81'de kasten öldürmenin yaptırımı müebbet, TCK m.82'deki nitelikli kasten öldürmenin yaptırımı ise ağırlaştırılmış müebbet hapistir.

Bu nedenle mahkemenin yeni TCK m.31/4 kapsamında m.31/3 hükümlerini uygulamamasına karar vermesi halinde, 15-18 yaş grubundaki kişi hakkında TCK m.81 kapsamındaki kasten öldürme suçunda müebbet, TCK m.82 kapsamındaki nitelikli kasten öldürme suçunda ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilebilmesi mümkün hale gelmektedir.

Bununla birlikte, yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler 15-18 yaş grubundaki kişiler bakımından genel olarak kaldırılmış değildir. TCK m.31/3'ün uygulanmaması yalnızca kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme ve TCK m.87/2 ile m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları yönünden; kanunda belirtilen ölçütler çerçevesinde mahkemenin somut olay hakkında yapacağı değerlendirmeye bağlıdır.

Dolayısıyla düzenleme, 15-18 yaş grubundaki kişiler bakımından müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını genel bir kural haline getirmemekte; yalnızca belirli ağır suçlarda bu yaş grubuna özgü TCK m.31/3 hükümlerinin uygulanmamasına imkan tanımaktadır.

2. 15-18 Yaş Grubunda Ceza Sınırlarının Artırılması

TCK m.31/3 hükümlerinin uygulanmaya devam ettiği haller bakımından da ceza sınırları artırılmıştır.

7593 sayılı Kanunla;

• ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanan 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası, 19 yıldan 27 yıla kadar hapis cezasına,

• müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanan 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası, 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına

yükseltilmiştir.

Diğer cezalarda üçte bir oranındaki indirim korunmuş olmakla birlikte, her bir fiil bakımından verilebilecek hapis cezasının üst sınırı 12 yıldan 15 yıla çıkarılmıştır.

Böylece 15-18 yaş grubunda yaş küçüklüğüne bağlı üçte bir oranındaki ceza indirimi devam etmekte; ancak bu kapsamda uygulanabilecek ceza miktarları artırılmaktadır.

3. 12-15 Yaş Grubunda Ceza Sınırları ve Bir Üst Yaş Grubunun Hükümlerinin Uygulanabilmesi

Kanun, ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından uygulanan ceza miktarlarını da artırmıştır.

TCK m.31/2 kapsamında;

• ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 12 yıldan 15 yıla kadar olan ceza, 13 yıldan 18 yıla kadar,

• müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan ceza, 10 yıldan 12 yıla kadar

hapis cezası olarak yeniden belirlenmiştir.

Diğer cezalarda yarı oranındaki indirim korunmuş, ancak her bir fiil bakımından verilebilecek hapis cezasının üst sınırı 7 yıldan 9 yıla çıkarılmıştır.

Bunun yanında TCK m.31'e eklenen yeni dördüncü fıkra, ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından daha ağır ceza hükümlerinin uygulanmasına imkan tanımaktadır.

Kasten öldürme ile TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, kanunda belirtilen ölçütler göz önünde bulundurularak, bu kişiler hakkında TCK m.31/2 yerine 15-18 yaş grubuna ilişkin m.31/3 hükümleri uygulanabilecektir.

Kanunun burada özellikle 'ceza sorumluluğu bulunan' 12-15 yaş grubundaki kişilerden söz etmesi nedeniyle, bu yaş grubunda ceza sorumluluğunun varlığının öncelikle TCK m.31/2 kapsamında belirlenmesi gerekecektir.

4. Sosyal İnceleme 15 Yaşından Küçük Çocuklar Bakımından Zorunlu Hale Getirildi

Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesinde yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirilmiştir.

15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından bunun gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterilmesi gerekecektir.

Bu düzenlemeye paralel olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 174. maddesine de yeni bir bent eklenmiştir. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame, iddianamenin iadesi sebepleri arasına alınmıştır.

Bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, özellikle 15 yaşından küçük çocuklar bakımından sosyal incelemenin ceza muhakemesi sürecindeki konumu belirgin biçimde güçlendirilmiştir.

5. Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlalinde Cezalar Artırıldı

7593 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanununun 233. maddesindeki ceza miktarları artırılmıştır.

Buna göre;

• maddenin birinci fıkrasındaki ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis,

• ikinci fıkrasındaki ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis,

• üçüncü fıkrasındaki ceza ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis

olarak yeniden düzenlenmiştir.

Maddeye ayrıca yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre, birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde, ilgili kişiye TCK m.233 uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılacaktır. Bu durumda şikayet aranmayacaktır.

Hüküm, çocuğun işlediği ağır suçtan anne, baba veya başka bir kişinin doğrudan sorumlu tutulması şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun, TCK m.233'ün birinci veya üçüncü fıkrasında tanımlanan fiilin bulunmasını ve çocuğun ağır suçu bu fiil nedeniyle işlemiş olmasını aramaktadır. Bu sebeple hükmün uygulanmasında söz konusu bağlantının somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekecektir.

6. Ateşli Silahın Çocuğun Eline Geçmesine Neden Olmak Ayrı Bir Suç Olarak Düzenlendi

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna eklenen 13/A maddesine göre, ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza ederek silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır.

Böylece ateşli silahın çocukların erişimine geçmesini önlemeye ilişkin dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ayrıca ceza yaptırımına bağlanmıştır.

7. Bıçak ve Diğer Kesici, Delici veya Bereleyici Aletlere İlişkin Yeni Yasaklar

Kabahatler Kanununa "Amaç dışı bıçak taşıma" başlıklı 43/C maddesi eklenmiştir.

6136 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;

• kanunda belirtilen ruhsatlı yerler dışında satılması ve sergilenmesi,

• 18 yaşından küçük çocuklara satılması,

• çocuklar tarafından satın alınması,

• çocuklar tarafından taşınması

yasaklanmıştır.

Bu yasaklara uymayan kişiye 5.000 TL, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise 10.000 TL idari para cezası verilecektir.

Kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde ayrıca 5.000 TL idari para cezası öngörülmüştür. Kabahate konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek; idari para cezası ve elkoyma konusunda kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesi konusunda ise mülki amir karar verecektir.

Bu hükümler internet satışları ve mesafeli satışlar bakımından da uygulanacaktır.

Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzeri aletlerin, icra yerinde ve bu faaliyeti yürüten kişiler tarafından kullanılması, bulundurulması ve taşınması ise düzenlemenin dışında tutulmuştur.

Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk bakımından idari yaptırım uygulanması yerine, çocuğun üstün yararı gözetilerek Çocuk Koruma Kanunu uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hakiminden tedbir talebinde bulunulacaktır.

8. Çocuk Hükümlülerin İnfaz Rejiminde Değişiklikler

7593 sayılı Kanun, çocuk hükümlülerin infaz rejiminde de değişiklikler yapmaktadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11. maddesindeki "Çocuk tutukluların" ibaresi "Çocuk hükümlülerin veya tutukluların" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasına "suç türleri" ibaresi eklenmiştir.

Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmasına ise psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen veya Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendirilecek avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katıldığı idare ve gözlem kurulunca, en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecektir.

Çocuk eğitimevine ayrılması yönünden tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlünün yeniden değerlendirilme süresi altı ayı geçemeyecektir.

Bununla birlikte;

• kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az,

• taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az

hapis cezasına mahkum edilen çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecektir.

Çocuk eğitimevinde bulunan hükümlülerden firar edenler, başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler veya kanunda belirtilen disiplin ve güvenlik şartlarının oluştuğu kişiler ise idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilecektir. Bu konulara ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecektir.

Koşullu salıverilme hesabı

5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde yapılan değişikliğe göre; TCK m.81, 82 ve 83 kapsamındaki kasten öldürme suçları, m.102 ve 103 kapsamındaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, m.188 kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile m.220 kapsamındaki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme süresinin hesabında iki gün olarak dikkate alınacaktır.

9. Ceza Sorumluluğu Olmayan Çocuklar İçin Yeni Yönlendirme Tedbirleri

Çocuk Koruma Kanununa eklenen 5/A maddesi ile, mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında yönlendirme tedbirleri düzenlenmiştir.

Bu tedbirler, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğindedir.

Kanunda beş yönlendirme tedbiri yer almaktadır:

Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Çocuğun spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görevler üstlenmesi.

Dijital risklerden korunma tedbiri: Çocuğun kullandığı telefon, telefon hattı, bilgisayar, tablet ve benzeri cihazların bildirilmesi; cihazların tedbir kararından sonraki hareketlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımlarıyla kurum denetimine açılması ve riskli olarak tanımlanan bazı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi. Bu tedbir 3 aydan az ve 2 yıldan fazla olamayacaktır.

Kitap ve kütüphane tedbiri: Çocuğun kütüphane ve okuma salonlarında 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görevler üstlenmesi veya belirlenen eserleri okuması.

Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Çocuğun 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılması.

Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülecek programlarla, çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonuna yönelik programların tamamlanması.

Yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

10. Acil Korunma, HAGB ve Kamu Davasının Açılması Halinde Yeni Düzenlemeler

Çocuk Koruma Kanununun 9. maddesine eklenen hükümlerle, sağlık ve bağımlılık sorunları nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar bakımından özel bir acil korunma usulü öngörülmüştür.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle tedavi ihtiyacının uzman hekim tarafından tespit edilmesi halinde, acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecektir.

Sağlık kurumu, raporun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak; başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde üç uzman hekimden oluşan resmi sağlık kurulunun raporu mahkemeye sunulacaktır. Hakim de başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verecektir.

Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hakim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek; gerektiğinde kolluktan yardım istenebilecektir. Hakim ayrıca çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecektir.

Çocuk Koruma Kanununun 15. maddesine eklenen hükme göre, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecektir.

Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesine eklenen hükümlerle de adli süreçteki çocuklar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre, HAGB kararı verilmesi halinde, Çocuk Koruma Kanununun 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacaktır.

Ayrıca suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde, çocuk hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartının aranmayabilmesine imkan tanınmıştır.

11. Koruyucu ve Destekleyici Tedbirlerin Uygulanması ve Tazyik Hapsi

Çocuk Koruma Kanununun 45. maddesinde yapılan değişikliklerle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına, kurumlar arası koordinasyona ve tedbir kararlarına aykırılık halinde uygulanabilecek yaptırımlara ilişkin yeni hükümler getirilmiştir.

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi sırasında gerektiğinde kolluktan yardım istenebilecektir.

Tedbirlerin uygulanmasında kurumlar arasındaki koordinasyon merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde ise vali ve kaymakam tarafından sağlanacaktır. İl ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerince yürütülecektir.

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişi hakkında, ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı dikkate alınarak çocuk hakimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsine karar verilebilecektir.

Fiilin ayrıca suç teşkil etmesi bu yaptırımın uygulanmasına engel değildir. Tazyik hapsi kararına karşı itiraz yolu açıktır ve karar kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilecektir.

12. "Suça Sürüklenen Çocuk" Terminolojisinin Değiştirilmesi

7593 sayılı Kanunun 15. maddesiyle, çocuk adalet sisteminde kullanılan terminolojiye ilişkin kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.

Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanununun çok sayıda hükmünde yer alan "suça sürüklenen çocuk" veya "suça sürüklenen" ifadeleri, hükmün bulunduğu yere göre "adli süreçteki çocuk" veya "hakkında adli süreç yürütülen" ifadeleriyle değiştirilmiştir.

Böylece çocuk hakkında yürütülen adli süreçlerde kullanılan kanuni terminoloji önemli ölçüde yeniden düzenlenmiştir.

13. Yürürlük

7593 sayılı Kanunun 16. maddesinde iki farklı yürürlük tarihi öngörülmüştür.

Kabahatler Kanununa eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, başka bir ifadeyle belirli bıçak ve diğer aletlerin ruhsatlandırılmış yerler dışında satılması ve sergilenmesine ilişkin hüküm, 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Kanunun diğer bütün hükümleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.


Bu çalışma, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 8 Ağustos 2026 tarihli ve 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun metni esas alınarak hazırlanmıştır.